İstanbul 8°
FatihAltayli

Fatih Altaylı

Diğer yazıları

Yazı İçeriği

  • FETÖ’nün bıraktığı yerden devam

  • Suni gündeme yağ sürmek

  • Haydi Belediyeler denetime

  • Bakanlık fiyatı geri çekti

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

detail banner reklam

FETÖ’nün bıraktığı yerden devam

Köşe Yazısı

Fatih Altaylı

Ocak 31, 2025

Yazı İçeriği

  • FETÖ’nün bıraktığı yerden devam

  • Suni gündeme yağ sürmek

  • Haydi Belediyeler denetime

  • Bakanlık fiyatı geri çekti

  • NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Suni gündeme yağ sürmek 

Dizi sektörüne yönelik saldırıların ardından ne olduğunu anlamak için meseleye biraz geniş açıdan bakmak ve sosyal medyadaki “FETÖ artıklarını” izlemek gerekiyor.

Ayşe Barım’a yönelik soruşturma üzerinden konuyu okumaya çalışmak gerçek amacı anlamak için yetersiz kalabilir.

Bunu anlamak için, sosyal medya üzerinden başlatılmaya çalışılan operasyonları okumak yeterli.

Türkiye’nin giderek daha fazla pazar payı bulan ve 2025’te ihracatı 1 milyar doları aşması beklenen yapımcılık sektörü, Türkiye’nin kültürel etkisini arttırması ve parasal getirisinin ötesinde bir “influencer” etkisi yaratması ile Batı’nın özellikle de ABD’nin hoşuna giden bir şey değil.

Hatırlayacaksınız, FETÖ’nün güçlü olduğu dönemlerde dizi sektörünün en önemli firmalarına yönelik peş peşe operasyonlar yapılmış, bir yandan da rating ölçüm mekanizmaları ile oynanarak, ihracat şansı olan dizilerin rating almasını engelleyecek bir kumpas kurulmuştu.

Buna rağmen ayakta kalmayı başaran birkaç yapım şirketine de yargı yoluyla müdahale edilmeye çalışılmıştı.

Şimdi bu oyun yeniden tezgahlanmaya başlanmış gibi duruyor.

Yalan yanlış bilgiler ve bu yalanlara dayanarak yapılan yönlendirmelerle bu sektör tam da ABD’nin istediği gibi yaralanmaya çalışılıyor.

Sosyal medyadaki geçmişin FETÖ bağlantılı hesapları saldırıyı başlattılar bile.

Öncelikle dizi sektörü ile alakası olmayan ama muhalif politikacılarla ilişkileri bilinen kimi isimler sanki sektörün oyuncusu imiş gibi gösteriliyor ve yapılacak operasyona siyasi destek sağlanmaya çalışılıyor.

Sonrasında bu kişiler, hiçbir bağlantıları olmayan yapımcılarla ilişkiliymiş gibi gösterilmeye çalışılıyor.

Yetmiyor, yıllarca Ayşe Barım’ın temsil ettiği oyuncularla hiç iş yapmamış olan kimi yapımcılar, Ayşe Barım’a yüklenmeye çalışılan suçların ortağı imiş gibi gösteriliyor.

Sektördeki payı yüzde 5, sektörün ihracatındaki payı yüzde 10’u bulmayan kimi yapım şirketleri sanki sektörün tamamına hakimmiş gibi gösteriliyor.

Olmayan bir şaibe yaratılıyor.

Sonrasında bürokrasideki FETÖ kalıntıları bu yalanlara dayanarak harekete geçiyor.

Ve hemen ardından yargıda bir türlü temizlenemeyen FETÖ’cüler devreye sokuluyor ve “kilo başına ihracatta” Türkiye’nin en kârlı sektörü ve Türk kültürünün evrensel tanıtım mekanizması durdurulmaya çalışılıyor.

Bugün başlatılan bu “cadı avı” aslında FETÖ’nün başlatıp bitiremediği bir operasyonun yeniden devreye alınmasıdır.

Ve Paralel Devlet Yapılanması’nın terörünün canlandığının işaretidir.

Ekrem İmamoğlu’nun yargının siyaset üzerinde nasıl hakimiyet kurmaya çalıştığı ile ilgili olarak sunduğu çok önemli bilgiler ve deliller, ne yazık ki bir ismin gereğinden fazla öne çıkarılması ile kaynadı gitti.

Bazen dostun aptalı düşmandan daha fazla zarar verir derler ya, tam da öyle oldu galiba.

Bilirkişi S.B. üzerine o kadar odaklanıldı ve mesele o “seksi” isim üzerinden ele alındı ki, zannedersin sorun o iki harfte, S.B.’de.

Oysa sorun o isimde değil.

Sorun sistemde.

S.B. olmasa, başka bir bilirkişi olmayacak mıydı!

Başharfleri S.B. değil de M.T. olsa idi hukuk doğru mu işleyecekti!

Ama hep aynı yanlışa düşüyor bu toplum ya da düşürülüyor.

Yangın sonrasında Turizm Bakanı’nı hedef alıyoruz.

Sorun Turizm Bakanı’nda mı yoksa sistemde mi!

Bakan başkası olsa o yangın olmayacak mıydı!

Ayrı şekilde İmamoğlu davaları ve açıklamaları sonrası S.B. hedefte.

Bilirkişi S.B. değil de A.B. olsa sonuç başka mı olacaktı!

Sorunun Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde olduğunu söylemeyip, sorunu bakan olarak göstermek ne kadar yanlış bir tutumsa, muhalif belediyelere yönelik davalarda sorunu S.B. imiş gibi gösterip, esas sorunun güçler ayrılığı sistemine bağlı olmayan bir demokrasi olamayacağını unutmak da aynı derecede yanlış.

Ve işte sonucu.

Ekrem İmamoğlu’nun açıklamalarının etkisi daha o gece ortadan kalktı.

O günün akşamından beri bu davaları konuşacağımıza önce birkaç saat S.B.’yi ve hemen arkasından da gözaltına alınan gazetecileri, tutuklanan gazetecileri konuşmaya başladık.

Konu gerçek amacından, akması gereken mecradan çıkıp bambaşka bir yere gitti.

Asıl gündem olması gereken, suni olarak oluşturulan gündemin kurbanı oldu.

Belediyelere yapılan unutuldu.

Gazetecilere yapılan hatırda kaldı.

10 gün sonra ya da 1 ay sonra gazeteciler serbest kalacak.

Ve sanki sorun çözülmüş zannedilecek.

Oysa asıl mesele o değildi, hatırlanmayacak bile.

Haydi Belediyeler denetime

Kartalkaya’daki yangında asıl sorumluların kim olduğunu gerek AKP’nin vicdan sahibi siyasetçileri gerekse iktidarın aklı başındaki bürokratları bile söylerken, AKP aklı sorumluluğu CHP’li belediyeye yıkmak için her şeyi yapıyor.

Yasal sorumluluğun kimde olduğu çok aşikar olduğu için de “vicdani sorumluluk” diye bir şey uydurup oradan yürüyorlar.

Soma’da hayatını kaybetmiş madencinin yakınını yerde tekmeleyenlerin vicdandan söz etmesindeki garabete kimse değinmiyor bile.

Belediye’ye yöneltilen suçlama ise “Madem denetim yaptın, yetkin olmasa bile en azından yetkisi olanları uyarabilirdin” şeklinde.

Bana göre bu, CHP’li belediyelere büyük bir koz veriyor.

“Madem öyle, gel böyle” deme şansı.

Cumhurbaşkanı’nın da benzer bir tavır sergilemesi ve belediyelere “zımni’ yetki vermesi, CHP’li belediyelere otellerin denetimi konusunda çok önemli bir kapı açmış oldu.

Bugünden tezi yok CHP’li İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Muğla Büyükşehir Belediyeleri başta olmak üzere tüm belediyelerin kendi il sınırları içindeki tüm otellerde en azından “yangın denetimine” başlamaları, hatta bu denetimleri Muğla’da Bakan Ersoy’un oteli ile başlatmaları farz olmuştur.

Bu illerin İtfaiye Müdürlükleri tüm otelleri denetlemeli, yangın raporlarını da hem halka açıklamalı hem de de ilgili bakanlıklara “ihbarda” bulunmalıdır.

“Vicdani sorumluluk” söylemi bunun yolunu açmıştır, belediyelere yetkiyi vermiştir.

Belediyeler bu görevi yapınca, sorumluluğun “vicdanla cüzdan arasında” sıkıştığı da daha iyi anlaşılacaktır.

“Cüzdani sorumluluk” ile “vicdani sorumluluk” birbirinden ayrışacaktır.

Bakanlık fiyatı geri çekti

Birkaç gün önce hem burada hem de Youtube’daki programımda Tarım ve Orman Bakanlığı’nı eleştirdim ve “Gıdalardaki pestisit kalıntıları ile mücadelede yeni bir yöntem geliştirdiler. Testleri pahalı hale getirerek test yapılmasını engellemek ve bu yolla pestisit buluntusunu azaltmak istiyorlar” diye yazıp söyledim.  

Çünkü meyve ve sebzelerdeki pestisit oranlarını ölçmek için yapılan testin 1000 TL olan fiyatı bakanlık tarafından yüzde 430 artışla 4.300 TL’ye çıkarılmıştı ve bunun altında bir fiyata bu testi yapanların akreditasyonlarının iptal edileceği bildirilmişti.

İlginç bir şey oldu.

Ben bunu yazıp söyleyince ilgili Bakanlık geri adım attı ve 4300 TL’ye yükseltilen fiyat yeniden 1000 TL’ye geri çekildi.

Bakanlığa teşekkür ediyorum.

Yanlış yapılabilir.

Önemli olan, yanlışta ısrar etmemek ve uyarıları dikkate almaktır.   

NE ZAMAN İNSAN OLURUZ?

Hasta olmamız yazı yazmamamızın bahanesi olmadığı zaman.

FatihAltaylı
X’te yanıtla

X’te yazı hakkında yorumlarınızı paylaşın.

  • Geçmiş yazılar

Tümü
Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor
Köşe Yazıları
Bayrakçı: Muhalefetin gerçek oyu anketlere yansımıyor

Fatih Altaylı

Mart 19, 2026

Post-operatif
Köşe Yazıları
Post-operatif

Fatih Altaylı

Mart 18, 2026

Yuh artık
Köşe Yazıları
Yuh artık

Fatih Altaylı

Mart 17, 2026

  • Videolar

Tümü
"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!" görseli
3 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı - Teke Tek Kitap"Tarihin en hızlı yok oluşlarından birini yaşıyoruz!"📚 Teke Tek Kitap’ın bu bölümünde Ed Yong’un “Muazzam Dünya” ve Turan Akıncı’nın “İşgal” kitaplarını ele aldık. Bilim ve tarih ekseninde farklı perspektifler sunan bu iki eserin anlattıklarını, arka planlarını ve okura sunduğu fikirleri birlikte değerlendirdik. 🔎 Teke Tek Kitap’ta her ay farklı kitapları mercek altına alıyor, yazarlarını, konularını ve tartışmaya açtıkları meseleleri konuşuyoruz. 00:00 Giriş 05:15 Ed Yong'dan "Muazzam Dünya" kitabına ön bakış 10:36 "Muazzam Dünya" kitabında geçen "Umwelt" kavramı nedir? 15:33 Canlıların dünyasına yapılan müdahaleler nelere yol açabilir? 22:20 Turan Akıncı'dan "İşgal" kitabı 28:32 Kurtuluş Savaşı'nda İstanbul nasıl işgal edilmişti? 33:27 Atatürk'ün silahlı fotoğrafının olmamasının sebebi nedir? 36:57 Kitapta olan Sultan Vahdettin hikayeleri 38:26 "İşgal" kitabının kaynakçası ve dayanakları 42:28 Fatih Altaylı'nın cezaevinde okuduğu kitaplar 49:02 Kapanış Yeni bölümü izlemeyi unutmayın, görüşlerinizi ve okuma önerilerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
Mart 16, 2026
Sanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisi görseli
4 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan & Fatih Altaylı - Teke Tek BilimSanayi Devrimi ve Kapitalizm ilişkisiShark Ninja Hava Kontrol Sistemleri https://www.sharkninja.com.tr/collections/hava-kontrol-sistemi-urunleri?utm_source=fatih_altayli&utm_medium=sponsorluk&utm_campaign=shark_teke_tek_bilim 00:00 Giriş 07:14 Sanayi Devrimi nedir, ne zaman başladı? Kapitalizm ile arasında bir bağ var mı? 18:25 Kapitalizm neden İngiltere’de başladı? 27:37 Modernite ile kapitalizm arasındaki fark nedir? 37:32 Sanayi Devrimi trenin gelişmesiyle mi başladı? 43:26 Türkiye’nin kapitalizmi ve Sanayi Devrimi’ni yakalayamamasının nedenleri 54:12 Ford’un işçi sınıfını üst konuma çıkarması nasıl oldu? 1:01:36 Sanayi Devrimi'nin Osmanlı’ya geç gelmesinin nedeni nedir? 1:05:53 Türk modernleşmesi Tanzimat’la mı başladı? 1:22:40 Modernleşmek refah için şart mıdır? 1:37:04 Kapanış
Mart 15, 2026
"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları" görseli
5 Gün Önce
FatihAltaylı
YouTube
Fatih Altaylı & Dr. Deniz Şimşek"Uzun yaşamın ilk maddesi güçlü bacak kasları"Vitafenix takviye edici gıda ürünlerinde 14–16 Mart’a özel indirim fırsatlarını kaçırmayın! Bilimsel yaklaşımla geliştirilen Vitafenix takviye edici gıda formülasyonları, Magna P, Kreatin, D3K2 ve daha birçok özel içerikle vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin, mineral ve yağ asitlerini dengeli şekilde desteklemeyi hedefler. Sinerjik içerik yaklaşımıyla geliştirilen Vitafenix ürünleri; enerji metabolizması, bağışıklık sistemi ve genel sağlık için destek sunar. Kaliteli içerikler, bilimsel yaklaşım ve güçlü formülasyonlar Vitafenix’te bir araya geliyor. 🛒 Kampanya tarihleri: 14–16 Mart 📲 Detaylı bilgi ve alışveriş için: https://vitafenix.com #işbirliği Teke Tek Bilim ▷ https://www.youtube.com/@TekeTekBilim 00:00 Giriş 05:03 Kasların sağlık açısından önemi nedir? 12:01 Takviyelerin bacak sağlığı için bir faydası var mı? 16:49 Arjinin takviyesi 19:16 Piyasada satılan kreatinler güvenilir mi? 20:35 Diğer takviyelerin kreatin ile karşılaştırması 27:01 Kreatinin duygusal etkileri 33:05 Magnezyum kullanımı 36:37 D vitamininin fazlasının zararı var mı? 38:31 K2 vitamininin MK7 formu 39:55 Kreatin nasıl kullanılmalı? 42:42 Kreatinin zararı var mı? 44:11 İyi kreatin nasıl anlaşılır? 46:01 Kreatin kullanımında kadın-erkek farkları var mı? 52:45 Glisin nedir? 58:52 Marketlerde satılan kemik suları güvenilir mi? 1:01:38 Protein tozları ne kadar güvenilir, kreatin ile birlikte kullanılabilir mi? 1:03:37 Aralıklı oruç sağlıklı mı? 1:06:05 Yumurta yararları? 1:09:05 Hayvansal protein ve bitkisel protein farkları 1:11:33 Kapanış YouTube kanalına abone olmak için ▷ http://bit.ly/FatihAltayli Gazeteci - Yazar Fatih Altaylı, Youtube kanalına özel gündemi yorumluyor.
Mart 14, 2026